Suruç'ta zaman fıstık tarlalarının ritmiyle akıyor; herkes birbirini tanıyor, sen de iki günde mahallenin yeni yüzü oluyorsun. Ovaya bakınca ufuk dümdüz, plan yapmak da öyle: ya çay, ya komşunun düğünü, ya da meydanda lafa karışmak. Akşamüstü serinleyince sokaklar canlanır, gündüzün tozu kahve eşliğinde unutulur. Burada "ne yapsak" sorusu kısa sürer çünkü cevabı genelde herkes bilir. Sen yine de bildiğini sanma; zarı at, Suruç gerisini kendi temposuyla halleder.