Haliliye'de gün, çarşının kalabalığına karışıp çıkmakla geçer; sıcak öyle bir şeydir ki saat ikiden sonra herkes gölge peşinde aynı dar sokağa sığınır. Akşam serinleyince meydan kenarındaki basamaklara oturur, çayını söyler, etrafı izlersin. Burada bir telaş yoktur, olsa da kimse acele etmez. Plan yapmaya çalışan sensin, şehir kendi temposunda akar. Sen de kafanı yorma; zarı at, nereye düşeceğine Haliliye karar versin.