Halfeti'de "ne yapsak" sorusunun yarısı zaten suyun altında — Birecik Barajı eski köyü yutunca akıl da onunla beraber göçtü sanki. Fırat'ın üstünde tekneye binip yarısı suya gömülü minareyi izlersin, kıyıda kara gülün gerçekten siyah olup olmadığını tartışırsın. Telefon çekmez, acele eden de yok; suyun durgunluğu insana huzurmuş gibi gelir. Karar veremiyorsan, bırak zarı senin yerine versin.